TERÖR

Terör,Sınır ötesi Operasyon ve Terörle Mücadele Konsepti

 

Uzun süredir bir PKK terör örgütüyle ülkemizin başı belada.Nice insanımızı ve gencecik askerlerimizi,evlatlarımızı,PKK terörünün kahpece saldırına kurban verdik.Diğer taraftan ekonomik kaynaklarımız heba oldu.Zaman geldi sınır ötesi,zaman geldi sınırlarımız içerisinde her türlü önlemler alınmasına rağmen,bir çeyrek asırdır bu terör belasını bir türlü başımızdan tef edemedik,bu beladan kurtulamadık.

Aslında bu terörün kaynağını,geri beselemeleri ve PKK terörü üzerinden ülkemiz üzerinde nasıl bir oyun oynanmak istendiğini iyi analiz etmek lazım.PKK terörü olmadan önce ASALA terörü ondan önce Sağ-Sol kavgaları ile ülkemiz gençlerinin birbirlerine kırdırılması hep bir yerden tezgahlanmakta.Evet bu topraklar,Anadolu toprakları,hep birilerinin hayallerinde hatta inançlarında vardır.Hedef Anadolu’nun Türksüzleştirilmesi ve İslamsızlaştırılması ideallerinin gayretleridir.Bunun için bu topraklar ne kadar istikrarsızlaştırılırsa,ne kadar geri kalırsa bu hedeflere ulaşmak elbette onlar için daha kolay olacaktır.Bu hedefleri aslında yeni hedef değildi.Bu hedeflerini gerçekleştiremeyenler Çanakkale de,Dumlupınar da,Sakarya da,İnönü de,Maraş ta,Antep de,Urfa da bir gerçeği gördüler.Bu topraklar silah zoruyla,süper güç olmakla elde edilmiyor.O zaman farklı yöntemler uygulanmalıydı ve uygulamaya da parça parça konulmaya başlandı.Yani bu PKK terörünün tamamen Emperyalist ABD,Türk ve Müslüman düşmanı AB ve Nil’den  Fırat’a kadar Büyük İsrail hayalinde olan Haçlı-Siyonist ittifakının Türkiye üzerindeki taşeronlarıdır.Asırlardır bu topraklarda kardeşçe yaşayanları şimdi Türk-Kürt ayrımı yaparak birbirlerine kırdırılmak istendiği açık bir şekilde ortadadır. Elbette Türk’ü,Kürd’ü,Laz’ı,Çerkez’i birlik olma günüdür.Gün birlik günüdür.Gün oynanan oyunları bozma günüdür.

Şüphe yoktur ki;önce teşhisi iyi koyup ondan sonra tedaviyi yapmaktır.Teşhisi iyi koymadan yapılacak tedavi bir anlam ifade etmemektedir.Yıllardır bu terör belasından kurtulamamamızın başlıca sebebi de bence teşhisi iyi koyamamamız veya teşhis edipte tedavide yanlışlar yapmamızdır.

Bir kere PKK terörünün arkasındaki güçler ve lojistik destek sağlayıcıları iyi analiz edilmeli ve başta destek sağlayıcı ülkeler olmak üzere ciddi bir şekilde uyarılmalıdır.Haşerelerle mücadele ederken pisliğin kaynağı kurutulmalıdır.

Diğer taraftan da PKK’nın silahlı teröristleriyle mücadele ederken,onların yöntemi olan gerilla yöntemleriyle mücadele etmemiz gerektiği her ne kadar askeri bir konu olsa da çok rahatlıkla ifade edilebilir bir mesele olduğu aşikardır.Yani yanaşık düzen eğitimi görmüş,2-3 ay eğitim almış 18-19 yaşındaki gençlerle verilen terör mücadelesi maalesef başarısız olduğu ortadadır.O zaman terörle mücadelenin bugün ki konsepti değişmeli ve vur-kaç veya dağ şartlarında yaşamaya alışmış teröristlerle mücadele edebilecek özel bir birlik kurulmalıdır.

Büyük bir çoğunlukla TBMM den çıkarılan sınır ötesi harekat tezkeresi birlik,beraberlik ve Türk milletinin terör konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak elbette çok önemlidir. Ancak ne var ki daha önce de bir çok kez yapılan sınır ötesi harekatın tamamen çözüm olmadığı,sınır ötesi harekatla birlikte diğer çözümlerinde devreye sokulması gerekmektedir.

Bugün ki;siyasi iktidar uluslar arası anlaşmalar ve uluslar arası hukuktan doğan haklarımızı kullanarak;sınır ötesi operasyon yapmalı,ülkemizi tehdit eden bu terörün önünde,arkasında kimler varsa,bu terör örgütüyle kimin ilişkisi varsa bunların üzerine kararlılıkla gitmelidir.

Artık bu yılanın başı da,kuyruğu da ezilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar