Dr.Hasan ERAYDIN

Dr.Hasan ERAYDIN

SAÇ DÖKÜLMESİ

Saç dökülmesi sık rastlanan bir rahatsızlık olup, hemen hemen tümümüz hayatımızın belirli bir döneminde bu sorun ile karşılaşmışızdır. Dış görüntümüzün önemli bir bölümünü oluşturan saçlardaki problemler hem fiziksel, hem psikolojik olarak rahatsızlık yaratır. Saç dökülmesi günümüzde erkek ve kadınların korkulu rüyası haline gelmiş bir durumdur.

   Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesini normal sınırlar içerisinde kabul ederken, eğer aşırı miktarda saç kaybı ve saçlarda gözle görülen incelme oluşursa, böyle bir durumda doktora başvurulması gerekir.
    Tüm toplumlarda saçlarla saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır. Saç dökülmesiyle karşılaşan bir kişi, kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak, bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Bu nedenle aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme şikayetleri bulunanların, hekime başvurmaları gerekir. Hekimlerin verdikleri bilgiye göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90 ı sürekli uzama halindedir.
    Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan %10’ luk kısım ise, 2-3 ay kadar süren dinlenme evresinde bekler. Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür ve dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu da işte bu normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Saç dökülmesinin nedenlerini bilmek, hem bilinçli davranarak baştan bazı tedbirler almanızı sağlayacak, hem de bir sorun yaşadığınızda doğru tedavi şekli konusunda yönlendirici olacaktır. Buradan yola çıkarak saç dökülmesinin önemli nedenlerini anlatmaya çalışacağız.
   Bu nedenlerden en önemlisi ve hatta en sık sebep uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımıdır. Saça uygulanan boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebiliyor. Bu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabiliyor. Bayanlar için saçı çeken atkuyruğu, örgü, sıkı lastiklerle toplama gibi saç şekillerinin de sıklıkla uygulanmaması gerekiyor. Çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabiliyor. Sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak ise saçı kırabiliyor. Tarama işlemindeki olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu taraklar kullanılmalıdır.    Şampuandan sonra krem kullanmak saç taranmasını kolaylaştırıyor. Islakken daha kırılgan olduğu için, saçı havlu ile ovalayarak kurutmaya çalışmaktan kaçınmak gerekiyor.
    Kadınlarda ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sık rastlanan diğer sebebi olan ailesel saç kaybıdır. Kalıtsal özellik olan bu durumda kalıtıma sahip olan kadınlarda saçlarda azalma görüldüğünü, ancak kellik oluşmadığı ancak erkeklerde erkek tipi kelliklerin oluştuğu bilinmektedir. Erkek tipi kellik 10-20-30’ lu yaşlarda başlayabiliyor. Son zamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen bu durumda kalıcı bir düzelme sağlamanın saç transplantasyonu dışında henüz mümkün olmadığını söylemekte fayda vardır.Bu durumda hasta için uygun olacak yöntemi doktorunun yardımıyla belirlemesi gerekmektedir.
     Alopesi areata( bölgesel saç dökülmesi): Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşuyor. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabiliyor. Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesini yapan neden bilinmemekle birlikte, birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.
    Doğum sonrası: Gebe bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu , doğum sonrasında saçların, saç büyüme döngüsünün dinlenme fazına geçtiklerini, 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda döküldüklerini, bu sürecin 1-6 ay kadar sürebildiğini ve çoğunlukla yeniden büyüyerek eski miktarlarına ulaştıkları bilinmelidir.
    Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı: Hastalıkların, saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiği, yüksek ateş ve ağır bir hastalıktan 4 hafta ila 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı gelişebileceği, ancak zamanla saçların eski halini alacağı yine bilinmelidir.
    Tiroid hastalıkları: Fazla veya az çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiği çok eskiden beri bilinen bir konudur ve hastalığın tedavisiyle de  saç kayıplarının önlenmesi mümkündür.
    Eksik protein içerikli beslenme: Proteinden fakir diyetler yapan veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kimselerde protein eksikliği oluşuyor ve vücut proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokuyor. Bundan 2-3 ay sonra da yoğun bir saç kaybı oluşuyor. Bu durumun yeterli miktarda protein alınımıyla düzelebilmesi söz konusudur.
    Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalarla başlayıp yayılabilen, saçlarda kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik, hatta sızıntıya neden olabilen mantar hastalığı çocuklarda daha sık görülür, hastalığın mutlaka ilaçla tedavi edilmesi gerekmektedir.   
   Saç dökülmesine bazı ilaçlar sebep olabilir, bu durum geçici bir süreçtir.
   Kanser tedavileri: Bazı kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir, hastaların saçlarının % 90’ ını kaybedebilir. Ancak terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterip ve eski hallerine dönebilir.
     Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapı kullanan bir bayanda saç dökülmesinin ancak kalıtsal yatkınlıkla oluşabileceği , dökülme gerçekleşirse hapların doktor kontrolünde değiştirilmeleri gerektiği bilinmelidir.
    Demir eksikliği: Demir eksikliğinin de saç dökülmesine neden olduğu bilinmektedir. Bazı kişilerin demiri besinsel olarak eksik aldıkları, bazıların da ise demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğu durumlarda söz konusudur. Bayanlarda adet kanamaları nedeniyle demir eksikliğinin daha sık görüldüğü muhakkaktır, bu durumun mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

   Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastalar 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi fark edebilirler. Bu durumun birkaç ay içinde geçebileceğini, ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybının ömür boyu devam edeceği göz ardı edilmemelidir.          

    Saç koparma hastalığı (Trikotilomani): Çocuklar ve bazen erişkinler, saç, kaş veya kirpiklerini koparıncaya kadar çekebiliyor ve bunu bir alışkanlık haline getiriyor. Böyle durumlarda psikolojik yardım alınması gerekmektedir.

     Sağlıklı ve mutlu günlerde görüşmek üzere…

Önceki ve Sonraki Yazılar