YAKIŞTI MI...

Derviş ALTUNTAŞ

Akçaabat Sebatspor da göreve yeni gelen yönetim kurulu ile ilgili yazdığı bir önceki yazıyla ilgili çok sayıda telefon ve elektronik posta aldım.

Genelde herkes bana katılırken bazı kişilerde doğal olarak bana katılmadı. Bunu normal görmemiz gerekir. Herkes herkesi sevecek diye bir şey ok. Ama şunu belirtmek isterim ki bu yönetimde benim birebir ir ilişkim yoktur ve olamazda. Her zaman Sebatspor ilişkim vardır. Kişiler değişebilir ama kurumlar ile olan ilişkilerim aynı kalmıştır. Bu göreve kim talip olsa idi aynı şeyleri onlar içinde söyleyeceğimi bilmenizi isterim. Bu Sebatspor sevgimden gelir. Yoksa başkan Şenol Ayvaz’ı başkanlık dışında tanımam, hiç diyalogumda olmadı.

 

KİM KAZANDI….

 

Son birkaç haftadır önce bir internet sitesinde daha sonrada gazetelerde Akçaabat Sebatspor Asbaşkanı Ayhan Babuşcu’nun açıklamalarını okumuşsunuzdur.

Okuyunca  hayret içinde kaldım.

Siz okumadıysanız açıklamasından küçük bir alıntı yapmak istiyorum   “sahada ruhsuz mücadele etmeyen bir Akçaabat Sebatspor vardı…90 dakika boyunca futbolcularımız ruhsuz kimliksiz mücadele veriyorlar… Akıllarını başlarına alsınlar, gerekirse ben bir takım daha yaparım”

Bu açıklamalar kime ne fayda getirir Sayın Babuşcu. Siz sanırım inşaat şirketinizdeki işçiler ile sporcu psikolojisini karıştırdınız. Ne demek Gerekirse ben yeni bir takım daha yaparım. Tabiî ki yapabilirsiniz ama yeri ve zamanı var. Devre arasında transfer dönemi ise yaparsınız. Ancak şu an bu açıklamanız henüz çocuk yaşta sayılacak sporcuların moralini nasıl etkileyeceğini dündünüz mü? Yoksa bu sporcular ile yola devam etmeyecekmişsiniz. Sporculara kızmış da olabilirsin, O zaman bunu internet sitelerinde değil sporcuların yanına giderek belli et. Milyon dolar harcayarak transfer yapan bir kulüp yöneticisi bile ilk haftalarda bu tür açıklama yaptığına şahit olmadım.

 

PROTOKOLLL…

 

Sitedeki protokol tribününden fotoğrafları görmüşsünüzdür.

Çok acınacak bir durum. Nerede bu şehrin ileri gelenleri acaba!. Galiba çok nemli işleri vardır ki maça gelemediler. Hadi onların önemli işleri vardı, ya gerisinin. Hava güzel, günlerden Pazar, hem de ramazan. Zaman geçirmek için en iyi mekan sanırım Fatih stadı idi. Ama gel gör ki her zaman takımı, yöneticileri eleştiren ve akıl veren kişiler tenezzül edip maça bile gelmediler. 90 dakika boyunca takım için bağıran tek kişi vardı, o da Erman Baş. Erman Baş’a kongrelerde lüzumsuz yere zaman kaybettirdiği için kızardım ama şimdi kızmıyorum, bundan böylede kızmayacağım.

 

BİZE YAKIŞMADI..

Aslında yazmayı düşünmüyordum ama önemli bulduğum için yazıyorum.

Pazarspor maçı son düdüğü ile hakem triosu soyunma odalarına gidiyor. Hakeme tepki içeren sözler sarf eden birkaç kişi var. Bunlar görmeye alışık olduğumuz şeyler.

Ama alışık olmadığımız daha doğrusu birkaç sezondur görmediğimiz eski başkanlardan birisinin ağır hakaretlerde bulunarak hakemin üzerine yürümesi.

Yaa tamam anlıyoruz hakem hata yaptı ama bu denli bir tepkiyi başkanlık yapmış birisinin yapması yakışık almadığı kanaatindeyim.