• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Trabzon : 22 °C

Minibüsçüler üzerine...

27.02.2013 00:21
Berkant PARLAK / Vurgulu-yorum

Berkant PARLAK / Vurgulu-yorum

Yazımın başlangıcında KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde yaşadığım tâlihsiz olaydan haberdar olarak telefonla arayıp, yahut karşılaştığımızda bizzat ‘geçmiş olsun’ dileklerini ileten herkese teşekkür ederim.

Bununla beraber yapılanı kendine yapılmış sayarak, sorumlu bir anlayışla kınama mesajı yayınlayan, aynı zamanda da yönetim kurulu üyesi bulunduğum Akçaabat Gazeteciler Cemiyeti’ne ve başkanına teşekkür ediyorum. Açıklamasıyla KTÜ yönetiminin de sorumlu bir anlayışla, personel seçerken profesyonel kişileri seçmesi gerektiği belirtildi. Özellikle Akçaabat olmak üzere konuya ilgi gösteren herkese teşekkür ediyorum.

Okumak zahmetine katlananlara Akçaabat-Trabzon hattındaki minibüslerden söz etmek istiyorum. Minibüsleri kullanmak mecbûriyetinde kalanlar bilir, ben de kullandığım bu dolmuşlarda yaşananları yeteri kadar gözlemlediğimi düşünerekten bu konuya eğilmek istedim. Bilindiği gibi Akçaabat-Trabzon hattında çalışan minibüsçülerin oluşturduğu kooperatifte aylar öncesinde yönetim değişikliği yaşandı. Başkan Abdullah Sevim'in yerine, Erkan Tamer geldi.

20130208_103956-copy.jpg

Minibüsçülerin vatandaşla yaşadığı genel sıkıntıların çözülmesi beklenirken, Sayın Tamer'in sanırım eğildiği konu tamâmen minibüsçülerin iç sorunları oldu. Kan değişimi gerçekleştiren kooperatifin hiç bir şey yapmadığını düşünmüyorum açıkçası. Ama dışarıdan pek bir farklılık görmek mümkün değil. Minibüsçü esnafın halkla olan ilişkileri ve Akçaabat-Trabzon hattında kuralları hiçe sayarcasına seyirleri ne yazık ki hâlen daha sürmekte. Bir kaç örnekle bu konudan söz etmek istiyorum. Söz etmek istiyorum ancak, bu konuda kooperatif başkanı Sayın Erkan Tamer ve bilhassa Şoförler Odası Başkanı Ali Şentürk'ten bu konulara eğilmelerini bir vatandaş olarak ricâ ediyorum.

Geçenlerde akşam saatlerinde yanımda bir arkadaşımla birlikte Trabzon'dan Akçaabat'a geliyorum. Araç uzun ve geniş minibüslerden, yeni model. Tabî bunu fırsat bilen minibüsçü doldurdukça doldurdu minibüsü. Ayakta en az 6 yolcu aldı. Bu şekilde trafikte seyrederken, bir yolcu 2 kişilik öğrenci târifesiyle ücret uzattı. Para üstünü geri teslim etmeyen şoförden öğrenci verdiğini hatırlatan şahısa karşı minibüs şoförü sinirli bir tavırla parasını eksik olarak teslim etti. İçinden duruma lânet ederek, parasının geri kalan kısmını tekrar istemediğini anlaşılan vatandaştan sonra bir başka kişi Yaylacık Mahallesi'nde inecekken, öğrenci olarak uzattığı ücretin sivil alındığını ve parasının üstünü istedi. Yine öğrenci târifesiyle verilen paradan sivil ücreti almıştı! 

Bunun üzerine parayı yolcunun eline verirken minibüsçü sitemkâr bir tavırla 'Zâten öğrenci servisi olduk' dedi. Yolcu olan gencin 'Öyle tabi' demesini bile sindiremeyen bu 'müşteri velinimettir' anlayışından uzak minibüsçü 'İn aşağı laaa' şeklinde hakkını arayan o genci âdeta minibüsten kovdu.

Buradan gelinen nokta şu: Kuralları hiçe sayarak ayakta yolcu alan bu minibüsçü, ayakta aldığı yolculardan ettiği 10-12 TL'lik kârı bile saymadan insanların 40 kuruşluk paraüstünü bile vermekten âciz! Ayrıca insânî davranış biçimine yakışmayan, saygısızca bir durum.

Bu örnekten genele çıkarsak, minibüsçülerin vatandaşla bir anlaşma sorunu var. Maalesef de bunun sebebi minibüsçünün kendisi. Ayakta yolcu almanın, arkadan gelecek olan diğer minibüsçü arkadaşının hakkına ve nasibine tecâvüz olduğunu bile bilmeyen kişilerin, vatandaşla yaşadığı sıkıntıyı normal karşılmak lâzım ama...

Bununla birlikte bir diğer sorun ise, şoförün hemen arkasındaki -2- kişilik koltuğa -3- kişinin alınması... Yapısından bile -2- kişilik olduğu âşikâr olan koltuklara bizim minibüsçülerimiz sürekli 3 kişi yolcu alma peşinde. Özellikle o koltukta oturan bayanlara 'Hanfendi az kayar mısınız?' sözüyle başlayan işkence hem orada oturan 2 kişiyi sıkıştırmakla birlikte, 3. kişinin de yarım koltuğa oturmasıyla devâm ediyor.

Buradan ilçede yaşayan vatandaşlarımıza o koltuklara 3. kişinin oturmasına müsâde etmemeye ve minibüsçülere de araç sayılarına uygun yolcu almalarını öneriyorum. Burada en büyük görev tabî yine Kooperatif Başkanı Sayın Tamer'le, Şoförler Odası Başkanı Sayın Şentürk'e düşüyor.

Bu ilçede yaşayanların huzuru, refâhı ve rahatlığı hepimizin mutluluğudur.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ŞİKAYETCİ
29 Mart 2013 Cuma 12:46
neye sikayet edeceksin kime..
şikayette cözüm degil..tek cözüm bunlara burda ekmek vermemek..müsteri bile degilsin onların gözünde yolcusun..başka hatlarda kurulmalı sögütlü trabzon yıldızlı trabzon tek olmadıklarını görmeliler..yollar kimsenin babasının malı degil..onun için o yollarda akıllı ve terbiyeli olsunlar bu milleti saygıyla seyahat ettirsinle
sinanusta
14 Mart 2013 Perşembe 14:03
ahmetsaid beye
kesinlikle size katılıyorum minibüscü otobüscü toplu tasıma yapan veya esnaflık yapan herkes belli bir kurstan geçmeli esnaflık nedir bilmeli bunda hemfikiriz.fakat yolcularımız da toplu tasıma aracında nasıl konusulur nasıl davranılır diye bir kurstan geçirilmeli.Arabalara binen arabayı hususi arabası sanıyor ona göre davranıyor..Açıkcası sunu diyeyim ki soför de yolcu da birbirini inanın aratmaz :) acı ama gerçek.. herkes soförü eleştirir ki haklı çok yönleri var da dönüp aynaya kimse bakmaz işinde ne kadar basarılı veya layıkıyla yapabiliyor mu buna bakmaz..Toplumumuz eleştiri toplumu olmuş yapıcı hiçbirşey yok..
ahmetsaid
12 Mart 2013 Salı 20:14
Çok güzel bir konu seçmişsiniz...
Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Dolmuş şoförlerin işini iyi yapanlar olduğu gibi önemli bir kısmı müşteriye kaba davranıyor. Türkiye'nin her yerinde öğrenci tarifesi her zaman uygulanmasına rağmen bu hatta okullar tatil olunca, " Okullar tatil ne öğrenci tarifesi deniliyor" öğrenci tarifesinin tatille ya da okulların açık olmasıyla ilgili olmadığı anlatılmaya çalışılınca şoför yine bildiğini okuyor. Kesinlikle dolmuşçulara yönelik zorunlu eğitim verilmeli, Burada müşteriye nasıl davranacakları, ve benzeri hususlar öğretilmeli.
sinanusta
12 Mart 2013 Salı 09:53
..
eleştiriyi kabul etmemek değildi benimki ama sunu görmezden gelmeyin en az 300 tane soför var ve hepsinin iyi olması beklenemez.ayrıca minibüscü esnaf diye herkesin de kahrını çekemez yok müsteri ne derse haklıdır işi eskide kaldı o işi geçin.Doğrudur konusmasını bilmeyen nasl davranması gerektiğini bilmeyen insan cok ama bunlar kendi insanımız yapacak bişe yok..Daha iyi oldugunu düsünen gelir bu işe sahip çıkar boş nutuk atmakla bu işler olmaz..
akasya
04 Mart 2013 Pazartesi 02:32
taşımacılık
bu işi kim düzeltecek..koop başkanı ve oda başkanı mı????? bu işin başında onlar var zaten..polis ceza yazsa onlar verir..araba bağlansa onlar çözdürür..onlar ancak bu işlerden anlar...ayrıca o arabanın plakasını niye yazamadın..
bu işin cıvığı çıktı..tek çözüm raylı sistem.....yer altı yapılamıyorsa iki katlı yol ve metrobüs.....örnekleri çok var....insanlar rahat eder..hemde ekonomik..şimdi bana itiraz gelir..hemen cevaplayayım..tekel zarar ediyordu kapatıldı..orada çalışanlar başka yerlere yönlendirildi..zarar ederseler başka iş yaparlar..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Akçaabat Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0462 666 0 444 0545 663 0 444 | Faks : 0462 666 0 444 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
");