• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Trabzon : 27 °C

Bu Gece Kalandar

13.01.2008 18:40
Bu Gece Kalandar
Bu gece Kalandar.Yani Rumi Takvime göre Yılbaşı gecesi.

 

Akçaabatta bir gelenek yaşatılamya çalışılıyor, Kalandar.Kalandar 13 Ocak  ve bugünün gecesinde yapılan eğlenceler ve mahalli takvimde yılın ilk ayına verilen isimdir.Bu gece ile ilgili Acısu köyü web sitesinden "rabia" rumuzlu üyenin yazısını yayınlıyoruz.

Yaşlanıyor muyum ne, sık sık kaybolup giden adetlere takılıyorum ben... İşte onlardan biri KALANDAR...
Yanlış hatırlamıyorsam Ocak ayının 13'üne tekabül eden eski yılbaşı... Babam, 1 Ocak tarihini noel kabul edip, kutlamamıza izin vermezdi; gerçi biz gene de onları yatırır, kendi çapımızda eğlenirdik... Yani, çok da dert etmezdik yılbaşında babamın muhalefetini, çünkü Kalandarımız vardı önümüzde...
Babam fileyi doldurur gelirdi kalandar akşamı... Elmadan, portakala, cevizden keçiboynuzuna (nedenini bilemem ama Kalandarın olmazsa olmazıydı bu keçiboynuzu)...
Kılık kıyafet tebdil edilir, elde iki torba, birine uzuuun bir ip bağlı, dillerde maniler, türküler yollara dökülürdük tüm çocuklar... Bildik kapılara giderdik önce... Torbamızı kapı koluna iliştirir, kapıyı çalar, kaçıp saklanırdık.
"Kalandarıızz, kalkandarrıııızzz, ne verirsen alırızzz" nidalarına, "Gece geldik kapınıza / Selam verdik hepinize / Selamımı almazsanız / Kazma sapı ......nüze" manileri eşlik ederdi.
Tanınmamak için boyadığımız suratlarımızla, giydiğimiz paçavralarla ne eğlenirdik, ne eğlenirdik...
Annem, günler öncesinden koca tenceremizle kuru koçan mısırları vururdu kuzine sobanın üzerine... Kalandar gecesine ayarlardı adeta pişmesini... Yiyebildiğimizi yerdik, kalanlardan ertesi gün gogiya çorbasını pişirirdi. Nenem, GODOŞ sarmalarından sarardı o geceye özel; ne de güzel sarardı... Kimse onun gibi saramazdı godoşları...
Hangi evden ne alınacağını da öğrenirdik bir şekilde. Boş döneceğimiz kapılara da uğramazdık pek.
Tabii Kalandarın olmazsa olmaz şakaları... Torbalara konan odunlar mı ararsınız, kediler mi, küller mi?
Benim unutamadığımsa... Çocukluğumun en hazin anısıdır aslında. Bunu yaşatansa, ölüp gitmiş, rahmet bekleyen bir fani... Vallahi ben affetsem, rahmet dilesem içimdeki çocuk onu affetmez...
Şİmdiki gibi her taraf poşet dolu değil neyse ki... Zar zor edinilen naylon çantalarla veya annelerimizin diktiği kara astar torbalarla çıkardık Kalandara. Çift torba tabii... O kalandarda ikinci torbamız yok... Mecburen bir evden aldıklarımızı aktaramıyoruz başka torbaya... Dolu torbayı bağlıyoruz diğer kapılara. Çok dolaşmışız, enva-i çeşit yiyecek devşirmişiz... "Durun, şu kapıya da..." derken, bağladığımız torba boşaltılıp, bırakılıyor kapıya. Şaka yaptılar, verirler şimdi diye dakikalarca bekledik o kapıda. Zillerini çaldık durduk geç saatlere kadar ama hiiiççç rahatsız dahi olmadılar. Elimiz hamur, karnımız aç döndük eve. Boynumuz bükük... Ağladık da çaresiz...
Ben, her kalandar bekliyorum çocukları... Gelsinler, kapımızı çalsınlar... Benim çocuklarım Kalandarsız yerlerde yaşadılar çocukluklarını, benden dinlediler Kalandarı sadece. Belki yaşadıklarıma tanıklık etsinler diye döndük memlekete; heyattt... Ne Kalandar kalmış da ne bişe...
Ne dersiniz, yaşıma başıma bakmadan, çocukları toplasam, hep birlikte, "Gece gelsek kapınıza / Selam versek hepinize" ne dersiniz?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
çağla bayır
14 Ocak 2008 Pazartesi 16:28
yinede unutmadık yaşatmaya çalışıyoruz
baksanıza yöremizin değerli fındığı hazır vaziyette çocukları bekleniyor zil çalınınca poşetlere ne varsa evde o an o dökülüyor bolluk bereket için yapılan bu geleneksel olaylarımızı devam ettirelim arkadaşlar ve gençler...
Rabia MALTAŞ
14 Ocak 2008 Pazartesi 14:26
yine de vardı çocuklar
Yanlış hatırlamamışım Kalandar'ın tarihini... 13 Ocakmış... Pelitli'de misafirdik biz; oraya uğramamıştı Kalandar. Kızım evdeydi, bir ara telefonla görüştük, "Anneee, Kalandarmış bu gece, çocuklar poşet bağlamış kapının koluna" dedi; heyecanımı paylaşarak... "Boş çevirmedin değil mi çocukları" dedim, "Olur mu, portakal koydum torbalarına" dedi, ama bizim gibi yapmıyorlarmış, saklanmıyorlarmış mesela, kılık-kıyafetleri de aynıymış, mani de yokmuş dillerinde...
Ne dersiniz, bu bir diriliş mi, can çekişme mi Kalandar için?
Diğer Haberler
  • Dağ turizminin yeni gözdesi "Akçatepe"27 Mart 2017 Pazartesi 11:00
  • Tiyatro Günleri Sürüyor08 Mart 2017 Çarşamba 15:05
  • Başbakan’ın hayatı kitap olacak04 Ekim 2016 Salı 12:37
  • Yarışlar Nefes Kesti25 Eylül 2016 Pazar 17:43
  • Zühre ile Adem evlendi25 Ağustos 2016 Perşembe 08:26
  • Tabelalar Hatalarla Dolu02 Mayıs 2016 Pazartesi 13:16
  • Son Oyun Sahnelendi10 Mart 2016 Perşembe 11:59
  • "Derya Gülü" Sahnelendi04 Mart 2016 Cuma 11:35
  • Fransa'da Trabzon Günleri08 Şubat 2016 Pazartesi 08:38
  • Akçaabat'ta Sanat Rüzgarı07 Ocak 2016 Perşembe 12:48
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Akçaabat Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 666 0 444 0545 663 0 444 | Faks : 0462 666 0 444 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
    ");