• BIST 110.157
  • Altın 155,685
  • Dolar 3,8490
  • Euro 4,5370
  • Trabzon : 23 °C

BOŞA ÇIKAN HAYALLER

27.08.2009 17:22
Derviş ALTUNTAŞ

Derviş ALTUNTAŞ

 

 

Akçaabat – Monaco


    Bu yıl Süper Lig'de benim ikinci takımım Akçaabat Sebatspor. 4 yılda 3 şampiyonluk kazanarak, 3. Lig'den önce 2. Lig B, sonra A Grup'larına...
    Ve bu yıl da Süper Lig'e çıktı.
    Türkiye'deki 852 ilçeden sadece 38 bin 500 nüfuslu Akçaabat Sebatspor'a ait süper başarı...
    Kocaeli, Sakarya, Balıkesir, Antalya, Kayseri ve İzmir'in takımlarının 2. Lig'de top koşturacakları bu yıl, ancak onların küçük bir ilçesi olabilecek Akçaabat'ın gençleri Süper Lig'deler...
    Statları sadece 2500 kişi aldığı için, bugün Trabzon Avni Aker Stadı'nda Denizlispor'la karşılaşacaklar.
    Bütün gelirleri alkış ve onur, bütün yatırımları ise heyecan olan bu çocuklara Süper Lig'de de başarı diliyorum.
    Doların, moral değerlerin üstünü örttüğü futbolun yozlaşma sürecinde bir spor hijyeni olabilirler.

Oğulun isyanı

 

    Mucizenin öyküsü şöyle:
    4 yıl önce bir spor gazetesinde (Fanatik olabilir) manşet: "Cumhuriyet'le yaşıt kulüp batıyor..." Haberde 1923'te Sebatspor adıyla kurulan Akçaabat Sebat Spor Kulübü'nün yöneticisiz kaldığı, adeta "gün saydığı" anlatılmakta.
    Bu haberi Akçaabat kökenli İstanbullu işadamı Selami Yardım'ın oğlu Erol Yardım okuyor.
    İçinde bir şeyler kopuyor.
    Babasına telefon açıyor ve soruyor:
    "Cumhuriyet'le yaşıt olan ilçemizin takımını göz göre göre yok olmaya mı bırakacağız?"
    Selami Yardım duygulanır. Akçaabat'taki dostu Veli Sezgin'e telefon eder. "İlçemizin kulübünü kurtarmak istiyorum. Bu işi beraber yapalım" önerisinde bulunur.
    Olumlu cevap alır. Akçaabat'a gelir. Kulübü ayağa kaldırmanın mali portresini ortaya çıkarırlar. Yönetim Kurulu listesini hazırlarlar. Kollar sıvanır, işe başlanır.
    Selami Yardım gene İstanbul'dadır ama Veli Sezgin Asbaşkan olarak kulübün "hızır"ıdır.
    1999'da 3. Lig'in Lig Şampiyonluğu'nu alır. Kapısına kilit asmak üzere olan kulübün bir anda şahlanması ve şampiyon olması müthiş hadisedir.
    Hoca Ekrem Al da bu mucizedeki imzalardan biri...
    2000 yılında 2. Lig B Grubu Şampiyonluğu da gene Akçaabat Sebatspor'undur.
    2001 yılında 2. Lig A Grubu'na çıkılmış olur.
    29 hafta boyunca takım, ilk 3 arasındadır.
    Ancak... 30. maçta şans dönmüştür. İlk 3'ten 4'üncülüğe düşülür ve Süper Lig'e çıkılamaz.
    Ve Akçaabat Sebatspor, 2002 - 2003'te Konya ve Rizespor ile birlikte ilk 3 arasında yer alarak Süper Lig'e çıkar.
    Bu yıl Süper Lig'de hoca, ilk başarı yılına da imza atan Ekrem Al.
   
   

Dönüm noktaları

    Veli Sezgine sordum:
    "Unutamadığınız, Akçaabat'ın kaderini değiştiren maç hangisidir?"
    Anlattı:
    "3. Lig'deydik. Kuşadası'nda Balıkesirspor ile oynuyorduk. Hangimiz kazanırsak, 2. Lig'e o çıkacaktı. 87. dakikaya kadar Balıkesirspor 2-0 öndeydi.
    İşte o anda ilk mucizemiz gerçekleşti. Bizim Yakup, Balıkesir kalesinin ağlarını havalandırdı.
    Sonra...
    Gene Yakup... Bir gol daha.
    Maç 2-2 berabere bitti.
    Uzatmalarda gol olmadı. Penaltılarda biz kazandık. 2. Lig'e çıktık.
    İşte kader."
    Akçaabat Sebatspor'un 27 oyuncusundan, 23'ü Trabzon doğumlu. Oyuncuları kendi coğrafyası kökenli böyle başka takım yok.
    Akçaabat Sebatspor adeta para harcamadan bu başarıyı yakalamış. En büyük yardımı Trabzonspor'un "kadro dışı" futbolcularını göndermesi olmuş.
    Bana gelince 8. haftada Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki yerimi alacağım. Sevgili Galatasarayımla, sevgili Akçaabat Sebatspor'un karşılaşmasını "iyi olan kazansın" diyerek izleyeceğim.
    Sahi... Futbol takımlarının sponsoru ARİA Akçaabat Sebatspor'a destek verse, başarıyı ödüllendirse büyük sempati kazanır.
    Trabzonspor TURKCELL'e gitmişse
10 kilometre ötedeki Akçaabat…
    Akçaabat ilçesi, hayatıma önce Hacı Bey'in o harikulade lezzetli köfteleri ve kuru fasulyesiyle girmişti. Doğu Karadeniz'e her gidişimde Hacı'nın yerine uğramadan edemem. Şimdi bir de Akçaabat Stadı'na ya da kulübüne uğrayacağım.
    Akçaabat, Fransız Süper Ligi'nin Monaco'su gibi...

 

* * *

 

Yukarıdaki yazı 10 Ağustos 2003 tarihinde Milliyet Gazetesi köşe yazarı Güneri civaoğlu tarafından kaleme alınmıştı.

Bir zamanlar Akçaabat Sebatsporumuz’a herkes bu şekilde bakıyordu.

Ancak bugün gelinen noktada belki de yazının girişindeki durumdan farksız bir noktadayız. Belki de çok daha kötü bir noktada…

O zaman çıkıp birileri kulübe sahip çıktı. Eğer şimdi destek olunmaz, sahip çıkılmaz ise bu kulüp kapanabilir.

“Olur mu!” demeyin.

Bal gibi de olur.

Selami Yardım kulübü aldığı zaman, tüm Akçaabatlılar hatta Trabzonlular bu kulübe sahip çıkmışlardı. Herkes işin bir yerinden tutmak için çaba harcamıştı. Çünkü herkes Sebatspor hayranı idi.

Bugün gelinen noktada kulübün yığınla borcu ve bir küskünler ordusu var.

Bu küskünler ordusunu geçmiş yöneticiler oluşturuyor.

Her kim bu kulüpte görev yapmış ise, bir sonra göreve gelen yönetim tarafından yerden yere vurulmuş hatta çok ağır ithamlarla tepki gösterilmiştir. Bu durum hiç kimseye fayda sağlamamış ve küskünler ordusunun oluşmasına neden olmuştur.

Bunu bu hale getirenler vicdanlarına muhakkak hesap veriyorlardır sanırım…

 

 

Gelelim bugünkü duruma…

Kulüp lisans yapamıyor, resmi hocası yok, elektriği, suyu ve telefonu borçlardan dolayı her an için kesilebilir, sporcuların kaldığı tesislerde mutfak malzemesini bir işadamı karşılıyor ama yemekler eskisi kadar zengin değil (sporcuların verdiği bilgi); bunun gibi bir yığın sorun.

Bir süre önce yeni bir yönetim oluşturuldu ve bu yönetimin başına Av. Kaşif Töre Ağanoğlu geldi.

Seçim gerçekleşeli tam 24 gün oldu.

Akşam yapılan ve Akçaabat’ın önemli isimlerinin katıldığı toplantıda Akçaabat Belediye Başkanı soruyor “Göreve geleli neler yaptınız?”

Asbaşkan Ahmet Ziya Atasoy bir ay içinde yapılanları sıralıyor; lisans için notere gidildi, fax kapalıydı açıldı, elektrikler kesilmemesi için yetkililer ile temasa geçildi. Ahmet Ziya Atasoy anladığım kadarıyla iyi niyetli ve elinden geleni yapmaya çalışmış.

Ancak sorulan soruyu Sayın Başkan’ın cevaplamasını beklerdim.

Sayın Başkan Ağanoğlu anladığım kadarıyla kulüp için tek kuruş vermemiş.

Zaten kongrede bunun sinyalini vermiş ve “Ben çuval dolusu parayla gelmiyorum” demişti.

Başkan Ağanoğlu’nun dediği “Ben bu takımı düşürsem de namusuyla düşürürüm.”

Bu ne demek Sayın Başkan?!

Siz buraya namusuyla takımımızı küme düşürmek için mi geldiniz yoksa? Neden zahmet ettiniz?  Akçaabat’ta bu kulübü düşürmeyecek çok kişi var.

Sayın Başkan’ın, Akçaabat Sebatspor’un içinde bulunduğu durumu bildiğini sanmıyorum. Eğer bilmiş olsaydı bu haliyle başkanlığa aday olmazdı. “Horon oynamayı bilmiyorsan horona girme” der eskilerimiz. Siz bu işi biliyorsanız sorunları çözün.

Ama 24 günde henüz çözdüğünüz tek bir sorun yok. Aksine küskünler ordusuna sanırım birkaç kişi de eklediniz.

 

Son olarak söylemek istediğim şu ki; maalesef, 26 Ağustos Çarşamba günü iftar vaktinden sonra yapılan toplantıdan da koskoca bir hiç çıktı. Ben ve benim gibi Akçaabat Sebatspor’u karşılıksız sevenler çok farklı bir toplantı bekliyordu. Kimin ne kadar bu işin altına elini koyacağını görme fırsatı bulacaktık ama olmadı.

Neden doğru dürüst bir toplantı dahi organize edemediniz?!!!

Yorumlar
kaptanvedat
04 Eylül 2009 Cuma 12:07
kınıyorum
sevgili ahmet ziya abimin yorumunu okuyunca çok üzüldüm.hiç kimsenin hakaret içeren yazı yazması veya söz söylemesi hoş karşılanmamalı.gerekende yapılmalı.yazıyı okuyabilme şansım olmadı ama abimiz diyorsa öyledir.bende eleştiriyorum bana göre doğru bulmadıklarım olursa eleştirilerime devamda edeceğim.1 ay işbaşında kalan yönetimede epeyce eleştiride bulundum ama hakaret asla.sen canını yinede sıkma ahmet ziya abicim.dere gider kumu kalır biz gerçek akçaabatlıları ve sebatlıları iyi tanırız
ahmet ziya
31 Ağustos 2009 Pazartesi 18:28
Sebatspora dair
02.08.2009 tarihinde iyi niyetlerle sebatın olağanüstü kongresini tek liste olarak kazandık esasen daha önceki yönetimden kongre salonunda kulüp müdürü ve Rıza Özerden başka kimse yoktu.İyi niyetimizle işe başladık ancak kulübün sorunları çok büyüktü hem ekonomik hem de sosyal sorunlar vardı ekonomik sorunlar için çalmadığımız kapı kalmadı ancak hiç kimseden yardım alamadık buna Belediye Başkanı da dahildir.Sosyal sorunlara gelince bu daha da trajik idi.Çünkü kulübün gerek akçaabatta gerek trabzon da ve gerekse federasyon nezdin de hiç bir değeri kalmamıştı ta Veli Sezginden beri gelen yönetimler bunları biliyorsunuz açıklamama gerek yok kulübün itibarını bitirmişti. Kim ne derse desin çok iyi niyetlerle belki büyük paraları olmayan yönetim kurulumuza saydığım yerlerden övgü dolu sözler gelip başarılı olmamız için destek sözleri geliryordu. şimdi sorarım sizlere bizden önce gelen yönetimler başkan dahil çok mu para verdiler (selami bey hariç)gelenler har vurup harman savurdular örnek mi:devir aldığımız yönetimden bize bırakılan miras 8 ay personel maaşı ödenmemiş futbolculara bir kuruş verilmemiş alt yapı hocalarına para verilmemiş kulübün 4 telefonu borçtan kapalı bir tanesi hacizli tedaşa olan 100 milyar liralık borçtan dolayı kesik (binbir minnetle geçici olarak açtırdık)formalar için müracaat ettik geçen seneden 11 milyar lira borç bıraktıklarından 46 milyar ödeyerek yeni forma yaptırdık lisans çıkarmak için 10 milyar para ödedik özel hastaneden sağlık raporlarını bedava çıkardık daha ne yapacaktık 27 gün sustum taka gazetesinde 29/08/2009 tarihinde bize hakaret içeren yazıyı okuyunca üzüldüm babası arkadaşım olan o genç beni tahrik etti ve bu yazıyı yazmak mecburiyetinde bıraktı teşekkür ederim.
hasanevcan
30 Ağustos 2009 Pazar 23:59
Çözümün adresi başkanlar değil halkın kendisidir!
Derviş bey kardeşime katılıyorum.
Akçaabat Sebat Spor kulübünün borçtan kurtulmasının iki yolu var.
1- Biri çıkacak kardeşim benim cebimde 4.000.000.Tl var, ben bunu kulübe borç olarak veriyorum, tüm temlik ve alacakları ödüyorum, yalnızca kendim TFF'ye temlik koyuyorum diyecek, sonra iyi bir takım ve kurup şampiyon yapıp, Bank Asya 1.liginde gelecek paralarla alacağını tahsil edecek, takım geri 2. lige düşse dahi borçsuz veya çok az borçla düşecek.
2- Diğer seçenek ise aklı başında güven duyulan bir yönetim kurulu oluşturulacak, bu yönetim Akçaabat'ta bulunan ve boş olan dükkan sahipleri ile görüşüp oraları çok az bir bedelle veya bedelsiz kiralayacak, (bu konuda belediyeden de yardım alınıp stand kurulabilir)sonra ele ayağı temiz bir kaç baybayan arkadaş bulup temin edilecek kredi kartı post cihazları ile kombine bilet satışı yapacak, bildiğim kadarı ile Fatih Stadı 6 bin küsür oturma kapasitesine sahip, ortalama 200 TL den 8 veya 10 taksit halinde satılacak bu biletlerden elde edilen gelirlerle de yine iyi bir takım ve teknik heyet oluşturulup Bank Asya 1. ligine çıkılabilir.
Akçaabat'ta ayda 20 veya 30 tl taksitle bilet alabilecek 6 bin kişi bulunur, bulunamıyorsa bu halk bu kulübü hak etmiyor demektir.
Bu iki seçenek dışında başka kurtuluş yolu göremiyorum...
Öyle bankadan tüketici kredisi çekme ile kömürcüden kömür, bakkaldan yiyecek dilenmeyle bu kulüp kurtulmaz.
Akçaabat Sebap Spor kulübüne yönetici yada başkan olacak kişi orayı hak edecek, cebinde parası olmadığı için veremiyor olabilir ancak teklam bularak, kombine bilet satarak kulübe destek olmalıdır. Kaymakam beyin 5.000 TL lik tüketici kredisi çekin taksitlerini satılacak biletlerden ödeyelim böylece kulübe destek olalım teklifine bile burun kıvırıp banka kapısından geri dönenlerle bu işler yürümez....
Saygılarımla...
osi
28 Ağustos 2009 Cuma 18:31
oefisoya
yeni geldiler haklısın herşey hemen düzelmez ama personele futbolcuya ramazana girilmiş 1 lira verememiş o zaman niye gelmişler
oefiso
28 Ağustos 2009 Cuma 02:03
SEBATLILIK
Sayın;Derviş ALTINTAŞ yazdı ama eksik..!
Yazdıklarının bir kısmına katılıyorum.
VE SORUYORUMMMMMMMMMM!!!
1- Neden Kaşif Töre AĞANOĞLU geldi.Neden Akçaabatlı bir iş adamımız çıkıpta gelme abi biz hallederiz sen istanbuldan bize destek ol demedi.
2-Bundan önce Yönetim Kurullarına Bakın Akçaabat'ta yöneticilik yapmayan kalmadı.Hebsi bitti artık artık KRİZ İNSANLARI VURDU. verenin yanına kalmadı.birileri aldı götürdü.VEREN DE SIKINTIYA DÜŞTÜ.
3-26 ağustos 2009 çarşamba akşamı yapılan toplantıya çağırılanların listesini gördünmü Derviş bey. Hayır görmedin.Hatta zahmet etmedin bile.genel sekreterlikte var.çağırmaları için açılan telefon ücretlerine yazık.Vekilinden başkanına kadar aklına gelebilecek herkes.
SONUÇ : 36 kişi.
4-Kaşif bey dürüstce diyor ki ben para dolu çuvalla gelmedim. ama süre çok kısa bu zaman zafında acil paraya ihtiyaç var.bunu halledelim uzun süreçte para toplarız. para bulurum.sonunda yakın dostundan bir miktar para almış.Formaları ve lisansları çıkartabilecek para almış.buda 36 bin+20 bin= yaklaşık olarak 56 bin TL. bunları bilmiyormusun.sn Derviş.sana bunları anlatan bunları niye anlatmıyor.
Birileri birşeyler yapıyor ama nedenini anlamıyorum.
Ortalığı karıştırıyorlar. Toplantıyı haber yaparak boş çıktı diyorsun, elde var sıfır diyorsun.Yanlış yazıyorsun ...Derviş bey yanlış.
O toplantı provoke edildi....! tam çark dönüyor duki birileri çomak soktu.eskilerin doğru yaptığını ,yanlışlarının olmadığını savunmaya başladı hemde kim bilmiyormusun.Bilmiyorsan bu haberciliği yapma.artık bazı şeyleri tahmin et.Bu işleri yurütmüyorlar ve yürütmeyecekler.
Buyazımı yazarken belkide sebat yönetimi istifa etmiş olacak.ne olacak onlarıda yaz bari.
5- Şimdi yorum yapanlar Başkan istifa diye bağırıyor.
Maçlarda kimbilir ve diye bağıracaklar. Ama bilmiyorlarki.Bu kulüp sadece 7 gün içinde 267 Milyar olan lisans engel borcu 303 bin TL olmuş.Sen bunu haber yaptın...şimdi kim var 303 milyar tl verecek gelsin .. baş tacı yapalım...
6-insan istişare yapar.kulüp ne halde soran olmuşmu.YOK! Kulüp te çalışanlar 6 aydır maaşlarını alamıyor.Otobüs dökülüyor.Elektrik kesilmiş.su parası tavana vurmuş.telefon ve fakslar kesilmiş.malzemeler talan edilmiş.Bunları bir aylık yönetim mi düzeltecek. TABİKİ düzeltecek bir yerden başladılar ama geldi takım sahaya çıkacak.takım kamp bile yapmadı.hazırlık maçlarına rica ile başladı.
DAHA NE DİYEYİM,.....
ÖLMÜŞ ADAMA KALP MASAJI YAPTILAR HAYATA DÖNDÜRDÜLER ŞİMDİDE SERUM BAĞLADILAR.TEDAVİYE BAŞLIYACAKLARDI.BİRİLERİ FİŞİ ÇEKTİ.......
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Akçaabat Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0462 666 0 444 0545 663 0 444 | Faks : 0462 666 0 444 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
");