• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon : 15 °C

Aşırı Sıcaklarda Yapılacak Aktiviteler

02.08.2011 14:45
Aşırı Sıcaklarda Yapılacak Aktiviteler
Yıldızlı Güven Hastanesi Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Uzm. Dr. Kübra Ustaömer aşırı sıcaklarda yapılması gereken aktiviteler ve kamburluğun nedenleri hakkında bilgi verdi.


Aşırı sıcak havalarda ne tür spor aktivite önerilir?

Hem sıcak hava hem de egzersiz aktiviteleri ile kalp hızı ve vücut ısısı artmakta ve vücuttan terleme ile su ve tuz kaybı olmaktadır. Aynı şekilde yüksek nem oranı terleme ve su kaybını artırmaktadır. Gerek kalp hızının artması gerekse tuz ve su kaybı kalp ritim bozuklukları ani tansiyon yükselmesi ve veya düşmesi gibi kardiyovasküler sistem hastalıklarının yanı sıra kas iskelet sisteminde ağrı yorgunluk kramp gibi semptom ve bulgulara yol açabilir. Bu semptom ve bulguların varlığında egzersize son verilmeli ve takip eden aile hekimine veya uzman hekime danışılması gerekir.

Egzersiz yaparken teri dışarı veren başka bir deyişle terlemeyi engellemeyen iç çamaşır ve spor kıyafetleri giyilmelidir. Açık renkte ve pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Egzersiz sırasında aşırı terleme ve ıslak kıyafetler cildin havalanmasını vücut ısısının düzenlenmesini olumsuz etkileyebileceğinden yedek kıyafet bulundurulmalıdır.

Egzersiz veya spor aktiviteden en az 2 saat önce yemek yenmelidir. Egzersiz sırasında belli aralıklarla ve gün içinde sık sık az miktarlarda su ve veya mineral yönünden zengin sıvılar tüketilmelidir. Yaz aylarında ve sıcak havalarda egzersiz ve spor aktiviteleri sabah erken saatlerde ve akşam saatlerinde yapılmalıdır. Düzenli spor yapamayan insanlar için düşük tempolu yürüyüşler uygun olabilir. Aşırı sıcak havalarda egzersiz yapılması, özellikle kalp hastalığı, ritim bozukluğu, astım, yüksek veya düşük tansiyon varlığında ve benzeri riskli gruplarda tıbbi açıdan uygun değildir. Kronik hastalık veya bu sistemlere ait yakınmaların varlığında egzersiz aktivite için mutlaka uzman hekim görüşü alınmalıdır.

Kamburluğun nedenleri ve bu konuda alınması gereken tedbirler ne olmalıdır?

Kifoz omurganın sırt bölgesinde olan doğal eğriliktir. Kamburluk ise bu doğal eğriliğin vücudun öne eğilmesi şeklinde arttığı bir duruş bozukluğudur. En sık yakınma sebebi sırt ağrısıdır. Ancak özellikle gençlerde sırt ağrısı erken dönemde oluşmayabilir. Bir diğer yakınma sebebi fiziksel görünümdür.

Bu hastalar duruş bozukluğu arttıkça dik durma karşıya dik bakma sıkıntısı çekebilirler. Ağrı zamanla ortaya çıkar; baş, boyun, omuz ve kollara yayılabilir ve daha ileri dönemde sinirlerde sıkışma meydana gelebilir. Çok ileri dönemlerde solunum ve yutma, kardiyovasküler ve nörolojik problemler görülebilir.

Genellikle fiziksel gözlem ile tanı koyulabilir. Omurgayı değerlendirme için röntgen çekilmesi gerekebilir. En sık 10-15 yaş grubunda duruş bozukluğu kifozu şeklinde görülür. Başlarda geçici olsa da zamanla kalıcı hale gelebilir.

Özellikle ders çalışan, bilgisayar başında fazla vakit geçiren, duruşuna dikkat etmeyen, fiziksel aktivitesi az çocuk ve gençlerde gözükür. Aileler çocukların duruş bozukluğu için dikkatli olmalıdır. Belli bir açıya kadar olan kamburluk egzersiz ile takip edilirken bu dereceden yukarıda ise dik duruşu sağlayacak korse kullanımı veya cerrahi gerekebilir.

Duruş egzersizleri duruş şekilleri öğretilir. Sırt adalelerini güçlendiren yüzüstü egzersizler, sırt üstü egzersizler ve yüzme egzersizleri özellikle faydalıdır. Menopoz sonrası dönemde kemiklerin zayıflaması ve incelmesine bağlı olarak yük binen omurgaların ön kısmında yükseklik kaybı olmakta ve kamburluk oluşmaktadır. 10 yaş civarında görülen Scheuermann kifozunda ise omurga ön kısmında büyüme kıkırdakları etkilenmiştir. Bazı çocuklarda omurganın doğumsal anomalileri bu duruş bozukluğuna neden olabilir. Bu tip kamburluklar çok hızlı ve ciddi ilerler. Cerrahi tedavi gerekir boy kısalığı kaçınılmazdır. Gelişim döneminde çocuğunuz veya kemik erimesi olan büyükleriniz varsa duruş bozukluğu açısından dikkatli olunuz ve bir fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı veya ortopedi uzman hekimi görüşü alınız.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
bahtı
02 Ağustos 2011 Salı 15:39
//
ustaömer haklı konuşuyor
Diğer Haberler
  • Kan Bağışına Duyarsız Kalmayın16 Aralık 2014 Salı 17:03
  • "Akçaabat Siyasette Yalnız ve Sahipsiz"20 Kasım 2014 Perşembe 09:48
  • Hangi tedaviye ne kadar ödeyeceksiniz?12 Kasım 2014 Çarşamba 10:55
  • Sağlık taraması var10 Kasım 2014 Pazartesi 13:04
  • Organ Bağışı Standı Kuruldu04 Kasım 2014 Salı 14:43
  • Akçaabat'ta Doktora Darp21 Ekim 2014 Salı 12:52
  • Ramazanda Beslenme Önerileri27 Haziran 2014 Cuma 10:44
  • Artık O İsimler Tarih Oldu25 Nisan 2014 Cuma 15:01
  • Ziyaretçimiz Ali Cin'e25 Nisan 2014 Cuma 00:08
  • Belediyede Kim Hangi Göreve Seçildi?08 Nisan 2014 Salı 11:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Akçaabat Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 666 0 444 0545 663 0 444 | Faks : 0462 666 0 444 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
    ");